Neden Sentez Sanat?

Daha üç yaşındayken müzik benim için sadece bir ses değil, bir çağrıydı. Her küçük tınıya bedenimle karşılık verirdim. Dans etmek için doğmuş gibiydim sanki... Ne zaman bir ses duysam, içimden bir şeyler kıpırdar, bedenim o sesle birlikte harekete geçerdi. Müzik bana yabancı değil, aksine tanıdık, çok yakın bir şeydi. O yüzden konservatuvar, benim için bir seçenek değil; kendiliğinden gelişen, kaçınılmaz bir yoldu.

Ve yıllar sonra bu yolculukta aşkım eşim Selçuk Uruklu ile ellerimizi ruhumuzu birleştirdik… Bugün adımlarımı atarken onun bana bıraktığı emaneti, taşıdığım bayrağı kalbimde hissederek yürümeye devam ediyorum. Ve en başından beri aklımda tek bir şey vardı: Çocuklar. Büyümek zorunda kalan çocuklar. Bu gürültülü ve hızlı dünyada hepimiz bir noktada kendimizi unutuyoruz. İçimizde konuşmak isteyen o sessiz sesi duyamaz hale geliyoruz. Ben o sesi müzikte buldum. Dansla şekillendirdim. Ve istedim ki başkaları da kendi seslerini orada bulabilsin.

Sentez Sanat, benim için bir eğitim kurumu değil. Burası bir nefes alanı. Burada çocuklara bir şey öğretmek için değil; birlikte hissetmek, rahatlamak, yeniden canlanmak için varız. Müziği kalpten kalbe kurulan bir iletişim dili olarak görüyoruz.

Atölyelerimizde notayı doğru çalmak ya da bir hatayı düzeltmek önceliğimiz değil. Biz, müziğin, sahnenin bir yarış değil, bir özgürlük alanı olduğunu anlatmak isIyoruz. Çünkü çocukların gözünde bir ses, oyuna; oyun, hikâyeye; hikâye, ritme; ritimse dansa dönüşüyor. Ve biz sadece orada durup, onların iç dünyalarının dışarıya akışına tanıklık ediyoruz.

Yetişkinlerle buluşmalarda ise bambaşka bir sessizlik var. Genellikle yorgun, kafası dolu, bastırılmış seslerle geliyorlar. Sonra bir nota, bir nefes, bir anlık duruş. Ve kendileriyle karşılaşıyorlar. İşte o an sanatın ne kadar şevkatli ve onarıcı olduğunu bir kez daha hatırlıyorum.

Ben bu yola kimseyi değiştirmek için çıkmadım. Sadece içimizde zaten var olanı birlikte hatılamak istedim. Sentez Sanat bu yüzden var. Biz bu yüzden buradayız. Birileri kendi melodisini, ritmini, sesini yeniden duysun diye.

Ve eğer sen de bazen “Ben aslında kimim?” diye soruyorsan...

Belki cevabın bir melodide saklıdır.

Belki de sadece biraz kulak vermek gerekiyordur…

Kalbinin ritmine.